Hasan Sabbah ve Alamut Kalesi

Hasan Sabbah ve Alamut Kalesi

2018, Dec 12    

Hasan Sabbah Kimdir?

Hasan Sabbah, İslam Dininin İsmaililik mezhebi inancına dayalı olarak oluşturduğu Haşhaşiler tarikatı ile tanınmış, Orta Çağın en ilginç liderlerinden birisidir. Doğum tarihi net olarak bilinmemekle birlikte, 11. yüzyılın ortalarında dünyaya geldiği anlatılmaktadır. Rey şehrinde de iyi bir okulda din eğitimini almıştır.

Anlatılan bir hikayeye göre Hasan Sabbah, Ömer Hayyam ve Nizamülmülk aynı zamanda eğitim görmüş okul arkadaşlarıdırlar. Kendi aralarındaki dayanışma ve verdikleri sözlere göre, içlerinden herhangi birisi çok başarılı olursa, diğerlerine yardımcı olacaktır.

Nizamülmülk devlet kademelerinde tepelere çıktıktan sonra, bu sözü yerine getirmiştir. Ömer Hayyam, kendine emeklilik maaşı bağlanarak serbest ve rahat bir hayatı istemiştir. Ancak Hasan Sabbah, saray içinde çok daha yüksek bir makama gelmek istemiştir. Ardından yaşanan süreçte, vezirlik mevkisine gelmeyi arzulayan Hasan için, ayağını kaydırmak adına, vezir tarafından şerefine laf getirici söylentiler çıkarılmıştır.

Bunun üzerine Hasan Sabbah, Mısıra yerleşmiştir. Ancak, anlatılan bu hikaye, efsane olmaktan öteye geçememiştir. Çünkü Nizamülmülk ile Hasan ve Hayyam arasında, yaklaşık 30 yıllık bir fark bulunmaktadır. Hikayenin gerçeklik payı, yok denecek kadar azdır.

Hasan Sabbah’ın Rey şehrinden ayrılıp Mısıra ulaşması; İsfahan, Azerbaycan, Silvan, Mezopotamya, Suriye ve Filistin kıyılarından geçtiği seyahat üzerinden anlatılmaktadır.

Yaklaşık 3 sene boyunca Mısırda kalan Sabbah, daha sonra ise muhtemelen Bedr el-Cemâli ile aralarındaki bir ihtilaf sebebiyle Kuzey Afrikaya sürülmüştür. Buradan da Suriye’ye gitmiştir. 10 Haziran 1081 tarihinde İsfahan’a tekrar ulaşmış Hasan Sabbah, dokuz yıl süresince hizmet için İranı dolaşmıştır.

Hasan Sabbah, İran’ın kuzey taraflarında yer alan Deylem bölgesi ile oldukça fazla ilgilenmiştir. Çünkü bu bölge, İslam Dinini kılıç zoru ile kabul etmemiş, sahip olduğu toprakları çok zor fethedilen, savaşçı insanlara sahip ve köklügeleneklerini sürdürebilen yerli halkın kontrolü altındaydı.

Alamut Kalesi

Hasan Sabbah, aradan geçen bir süre sonra, dikkatini çeken Deylem bölgesinde faaliyetlerde bulunabilmek adına Kazvin’e göçmüştür. Yerleştiği bölgede, yerli halkın arasından çok sayıda mürit bulan Hasan Sabbah, Elbruz Dağları’nda bulunan Alamut Kalesi’ne uzun süreli yerleşmeye karar vermiştir.

 Alamut Kalesi

Alamut Kalesi, çok geniş bir vadiyi gören, üstün ve egemen konumdaki büyük bir kayalık alan üzerine yapılmıştı. Yüksekliği ikibin metreyi bulan Alamut Kalesi, oldukça sert, sarp ve dolambaçlı bir yola sahipti. Bu özelliği ile de erişilmesi ve ulaşılması çok zor bir yapıyı andırmaktaydı.

Sabbah kaleye vardığında, Alevi Mehdi isimli hükümdar, kalenin hakimiydi. Halkı kendi tarafına çekmeyi başaran Hasan Sabbah, kaleyi almak için çalışmalara başladı. 4 Eylül 1090 tarihine, gizli bir çalışmayla kale ele geçirildi. Kaleye hükmeden Alevi Mehdi, kaleyi terk etmek zorunda kaldı. Bir kısım İranlı tarihçilere göre Sabbah, Mehdiye büyük bir meblağ değerinde altın vermiştir. Ancak bu noktada önemli olan, Sabbahın bu tarihten itibaren Haşhaşin tarikatını kurmuş olmasıdır.

Söz konusu kalede 2 bin müridinin yaşadığı söylenmektedir. Dönemin ileri gelenlerine yönelik suikastleri işletmek için fedailerine haşhaş vererek (bu daha çok muhalifleri tarafından uydurulduğu söylense de) onların zihinlerini kontrol ettiği bilinmektedir. Bu yüzden örgütün adı Haşhaşiler olarak anılagelmiştir.

Hasan Sabbah’ın, Alamut Kalesine yerleştiğinden itibaren toplam 34 sene boyunca kaleden neredeyse hiç çıkmadığı, hatta kale içindeki odasını bile çok az terk ettiği rivayet edilmektedir. Alamut Kalesini aldıktan sonra, Büyük Selçuklu Devleti ve Abbasilere karşı planlar yapan Sabbah, yetiştirdiği suikastçiler ile, sadece kendi döneminde neredeyse 50ye yakın suikast gerçekleştirmiştir.

Bu suikastlerin en önemli olarak anlatılanı ve bazı kaynaklara göre de ilk olanı, Nizamülmülk’ün öldürülmesi olayıdır. Diğer suikastler ise, Büyük Selçuklu Devletinin üst kademedeki yöneticileri ve Abbasilerin önemli din adamlarına yönelik olarak gerçekleştirilen suikastlerdir.

Ölümü

1124 yılının Mayıs ayında hastalanarak yatağa düşen Hasan Sabbah, öleceğini hesap ederek kendinden sonra kuvvetlerini yönetmesi için Lemeser Kalesi komutanı Kiya Buzrug Ummidi halefi olarak seçti. 23 Mayıs 1124 tarihinde hayata veda etti.

Hasan Sabbahın ölümü, bilgili liderliğinin de doğal olarak sonuydu. Sabbah keskin zekalı, becerikli, aritmetik düşünebilen bir lider olmasının yanı sıra astronomi ve büyü gibi alanlarda da yetkin olarak bilinirdi. Aynı zamanda yazar olan Sabbah, ömrü boyunca hiçbir zaman imam olduğunu iddia etmediği gibi, yalnızca bir imam temsilcisi olduğunu belirtmiştir.

Kaynak

  • http://tr.wikipedia.org/wiki/Hasan_Sabbah